|
|
| |
TİRE’ NİN TARİHİNDEN ÖZETLER
Tire tarihi: Osmanlı Devleti’nin Ankara Savaşı’ndan yenik çıkması
siyasi dengeyi değişt i rdiği gibi Aydın oğulları B eyliği’nin yeniden
tar ih sahnesinde görün mesin i sağladı. Beyliğin, Ankara Savaşı’ndan
sonraki yönetim kenti Tire olmuş . Beylik lideri İsa Bey’ in çocukları
Musa ve 2. Umur Beyler babalarının ölümünden sonra beyliği Tire’ den
yönetmişlerdir.
Ankara Savaşı’ndan sonra Timur kışı Tire’ de geçirmiş v e Tire’ de
bir kaya üzerine Farsça bir kitabe kazdırmıştır ve bu konuda Fransız
tarihçi Alphonse De La martine, ”Osmanlı Tarihi” adlı eserinde “şelalesi,
gölü ve çam ağacı reçinesi kokan haliyle İsviçre kentlerine benz eye
n Tire” diye yazmıştır. 14. yüzyılda Tire İbni Batuta’nın ifadesi
ile bir Ahi kenti olup, gelişme ortamı bulan inanç özgürlüğü Mevlevi,
Rufai, Halveti, Hurufi, Bekteşi, Nakşibendi, Şaz eli ve Uşşaki gibi
tarikatların gelişme ve büyümesini sağlamıştır. Bu dönem eserlerinin
günümüze kalan önemli eserler Aydın oğlu Cüneyt Bey tarafından yaptırılan
Ulu Cami, Kara Hasan Bey tarafından yaptırılan Kara Hasan Bey Cami,
Aydın oğlu İsa Bey tarafından yaptırılan İsa Bey Hamamı, Aydın oğlu
Umur Bey’ in kızı Gürcü Melek Hatun tarafından Gürcü Melek Hatun Mescidi
ve Hafsa Hatun Zaviyeli cami, hamamı ve imareti ile 14. yüzyılda İbni
Melek tarafından yaptırılan Terziler hamamıdır.
Özellikle 2. Murat ( 1404 – 1451 ) ve Fatih Sultan Mehmet ( 1432 –
1481 ) dönemlerinde girişilen imar hareketleri kenti kısa sürede imparatorluk
sınırları içinde birinci dereceden bir kent konumuna sokmuştur. Birçok
ünlü sadrazamları eğiten kent, birçok devlet adamı yetiştirerek saraya
sunmuş, imparatorluğun gözde şehirleri Mekke, Medine, İstanbul, Şam,
Bağdat, Kahire ve Bursa’da Tireli kadı ve müftüler görev yapmışlardır.
İstanbul’un fethi ile Rum nüfusunu kırmak amacı ile Tire halkından
yaklaşık 35 bin kişi Vefa semtine yerleştirilmiştir. Vefa semtine
adını veren Muslihiddin Mustafa Vefa Bin Mehmet Tireli olup Tire’den
İstanbul’a giden beyin göçlerinden biridir. Ayrıca Üsküp ve Bayburt
şehirlerinin kurulmasında Tire’nin pay sahibi olduğunu belgeler göstermektedir.
Bu dönemde Tire iskan sağlayıcı kentler grubu içinde ilk sırada yer
almaktadır.
Tire’ye 1868 yılında Sultan Abdülaziz ( 1830 – 1876 ) döneminde İngilizler
tarafından demiryolu hattı döşenmiştir.
17. asır sonlarında Osmanlı ülkesini ziyaret eden Polonyalı Ermeni
Sime on seyahatnamesinde Tire’yi zengin ve ticareti canlı bir kent
olarak belirterek her gün yük bağlandığını ve bir kervanın yola çıktığını
belirtir. Evliya Çelebi 1671 yılında hacca giderken üzerinden geçtiği
Tire’yi büyük ve canlı bir şehir olarak yazmıştır. Ona göre şehrin
68 mahallesi, 36 cami olmak üzere 144 mihrabı, 30 medresesi, 13 hamamı,
27 hanı, 60 okulu, 270 çeşmesi, kurşun kubbeli 5 sebili ve evden eve
akan suları vardır.
Tire tarihinde sosyal olayların yanı sıra doğal olaylar ile de
karşı karşıya kalmıştır. 1653 yılında şiddetli, 1739 Nisan ile 1778
Haziran’ında orta şiddetli depremler olmuş, 1846 ile 1850 yılları
arasında devam eden depremler 40 gün sürmüştür. 1880 Temmuz’unda
büyük bir yangın olmuş, 1914 yılındaki yangında Tire çok büyük zararlara
uğramıştır. Türkiye’nin idari örgütlenmesinde önemli bir yer tutan
Tire, 1922’de Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve 1923’de Cumhuriyet’
in ilanı ile 20 Nisan 1924 tarihinde sancakların kaldırılması ve
yerlerini illerin kurulması kanunu ile yeni kurulan İzmir iline
bağlanmıştır.
Tire tarihi, kültürü ve doğal güzellikleri ile Türkiye’nin en gözde
kentlerinden biridir. Yüzlerce tarihi yapısı, müzesi, el sanatları,
tarihi evleri, çarşısı ve yemek çeşitleri ile zengin turizm değerlerine
sahiptir.
İzmir’e 80 km. Selçuk’a 40 km. uzaklıktadır. Günlük turlar için
her türlü olanağa sahip olan kent, ilginç tarihi ve doğal değerleri
ile bir açık hava müzesidir. Ekolojik dengenin henüz bozulmadığı
dağlardaki restoranları ve piknik yerleri anılardan silinmeyecek
güzelliktedir.
Camileri, medreseleri, hanları, hamamları, çeşmeleri, türbeleri,
tekkeleri ve daracık sokaklarıyla tarihsel mirası, doğal konumlarıyla
paylaşmak tüm insanların beklentisidir dört bin yıllık bir şehirden...
Böylesine zengin tarih, doğa ve kültür varlıklarının tümünü görmek
birkaç güne sığmaz. Aralarında Tire adına yaşaması için mutlaka
gezilmesi, görülmesi ve yaşanması gereken bu değerlerin gezilmesi
ve görülmesi için sizleri şirin ilçemiz Tire’ye bekliyoruz.
|
|
|
|