Tire ::::::
 
                   
 
 
 
Tire'ye ait eski ve yeni fotoğraflar | albüm 1 | albüm 2 | albüm 3 | albüm 4 | albüm 5 | albüm 6 | Tarihçe

TİRE’ NİN TARİHİNDEN ÖZETLER

    Tire tarihi: Osmanlı Devleti’nin Ankara Savaşı’ndan yenik çıkması siyasi dengeyi değişt i rdiği gibi Aydın oğulları B eyliği’nin yeniden tar ih sahnesinde görün mesin i sağladı. Beyliğin, Ankara Savaşı’ndan sonraki yönetim kenti Tire olmuş . Beylik lideri İsa Bey’ in çocukları Musa ve 2. Umur Beyler babalarının ölümünden sonra beyliği Tire’ den yönetmişlerdir.
Ankara Savaşı’ndan sonra Timur kışı Tire’ de geçirmiş v e Tire’ de bir kaya üzerine Farsça bir kitabe kazdırmıştır ve bu konuda Fransız tarihçi Alphonse De La martine, ”Osmanlı Tarihi” adlı eserinde “şelalesi, gölü ve çam ağacı reçinesi kokan haliyle İsviçre kentlerine benz eye n Tire” diye yazmıştır.    14. yüzyılda Tire İbni Batuta’nın ifadesi ile bir Ahi kenti olup, gelişme ortamı bulan inanç özgürlüğü Mevlevi, Rufai, Halveti, Hurufi, Bekteşi, Nakşibendi, Şaz eli ve Uşşaki gibi tarikatların gelişme ve büyümesini sağlamıştır. Bu dönem eserlerinin günümüze kalan önemli eserler Aydın oğlu Cüneyt Bey tarafından yaptırılan Ulu Cami, Kara Hasan Bey tarafından yaptırılan Kara Hasan Bey Cami, Aydın oğlu İsa Bey tarafından yaptırılan İsa Bey Hamamı, Aydın oğlu Umur Bey’ in kızı Gürcü Melek Hatun tarafından Gürcü Melek Hatun Mescidi ve Hafsa Hatun Zaviyeli cami, hamamı ve imareti ile 14. yüzyılda İbni Melek tarafından yaptırılan Terziler hamamıdır.
    Özellikle 2. Murat ( 1404 – 1451 ) ve Fatih Sultan Mehmet ( 1432 – 1481 ) dönemlerinde girişilen imar hareketleri kenti kısa sürede imparatorluk sınırları içinde birinci dereceden bir kent konumuna sokmuştur. Birçok ünlü sadrazamları eğiten kent, birçok devlet adamı yetiştirerek saraya sunmuş, imparatorluğun gözde şehirleri Mekke, Medine, İstanbul, Şam, Bağdat, Kahire ve Bursa’da Tireli kadı ve müftüler görev yapmışlardır.
    İstanbul’un fethi ile Rum nüfusunu kırmak amacı ile Tire halkından yaklaşık 35 bin kişi Vefa semtine yerleştirilmiştir. Vefa semtine adını veren Muslihiddin Mustafa Vefa Bin Mehmet Tireli olup Tire’den İstanbul’a giden beyin göçlerinden biridir. Ayrıca Üsküp ve Bayburt şehirlerinin kurulmasında Tire’nin pay sahibi olduğunu belgeler göstermektedir. Bu dönemde Tire iskan sağlayıcı kentler grubu içinde ilk sırada yer almaktadır.
    Tire’ye 1868 yılında Sultan Abdülaziz ( 1830 – 1876 ) döneminde İngilizler tarafından demiryolu hattı döşenmiştir.
    17. asır sonlarında Osmanlı ülkesini ziyaret eden Polonyalı Ermeni Sime on seyahatnamesinde Tire’yi zengin ve ticareti canlı bir kent olarak belirterek her gün yük bağlandığını ve bir kervanın yola çıktığını belirtir. Evliya Çelebi 1671 yılında hacca giderken üzerinden geçtiği Tire’yi büyük ve canlı bir şehir olarak yazmıştır. Ona göre şehrin 68 mahallesi, 36 cami olmak üzere 144 mihrabı, 30 medresesi, 13 hamamı, 27 hanı, 60 okulu, 270 çeşmesi, kurşun kubbeli 5 sebili ve evden eve akan suları vardır. Tire tarihinde sosyal olayların yanı sıra doğal olaylar ile de karşı karşıya kalmıştır. 1653 yılında şiddetli, 1739 Nisan ile 1778 Haziran’ında orta şiddetli depremler olmuş, 1846 ile 1850 yılları arasında devam eden depremler 40 gün sürmüştür. 1880 Temmuz’unda büyük bir yangın olmuş, 1914 yılındaki yangında Tire çok büyük zararlara uğramıştır. Türkiye’nin idari örgütlenmesinde önemli bir yer tutan Tire, 1922’de Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve 1923’de Cumhuriyet’ in ilanı ile 20 Nisan 1924 tarihinde sancakların kaldırılması ve yerlerini illerin kurulması kanunu ile yeni kurulan İzmir iline bağlanmıştır.
    Tire tarihi, kültürü ve doğal güzellikleri ile Türkiye’nin en gözde kentlerinden biridir. Yüzlerce tarihi yapısı, müzesi, el sanatları, tarihi evleri, çarşısı ve yemek çeşitleri ile zengin turizm değerlerine sahiptir.
İzmir’e 80 km. Selçuk’a 40 km. uzaklıktadır. Günlük turlar için her türlü olanağa sahip olan kent, ilginç tarihi ve doğal değerleri ile bir açık hava müzesidir. Ekolojik dengenin henüz bozulmadığı dağlardaki restoranları ve piknik yerleri anılardan silinmeyecek güzelliktedir.
    Camileri, medreseleri, hanları, hamamları, çeşmeleri, türbeleri, tekkeleri ve daracık sokaklarıyla tarihsel mirası, doğal konumlarıyla paylaşmak tüm insanların beklentisidir dört bin yıllık bir şehirden...
Böylesine zengin tarih, doğa ve kültür varlıklarının tümünü görmek birkaç güne sığmaz. Aralarında Tire adına yaşaması için mutlaka gezilmesi, görülmesi ve yaşanması gereken bu değerlerin gezilmesi ve görülmesi için sizleri şirin ilçemiz Tire’ye bekliyoruz.
   
ana sayfa
 
   Tasarım >>databilgi | Telif Hakkı © 2005 - RYT FM | [1024x768 + MS IE 4+]